9 Mart 2009 Pazartesi

“Merhamet eyle ey Allah’ım merhamet eyle”


Halep ve İskenderun Metropoliti Pavlos Yazıcı.

“Merhamet eyle ey Allah’ım merhamet eyle”


Büyük oruç mücadelesinin ilk haftası sona erdi. Girit Başepiskoposu Aziz Andreas kanunundaki tövbe yarışları “Ey Allah’ım merhamet eyle” sözleriyle sükun buldu. Bazıları, Rab ile konuşmanın zevkini tattı. Bazıları ise, kendi fikirlerince bunu daha münasip bir zamana ertelediler. Fakat bununla birlikte dinsel vecibelerini oruç süresi içinde tekmil etmeyi ümit ediyorlardı. Peki bunu neden bir vecibe olarak isimlendiriyorlar? Hangi akıllı insan, mutluluk kapısının önünde dururken oradan alıkonulur? Çünkü ona şöyle diyorlardı: ‘Biraz bekle bu kapıları açma gücü olan gelsin o zaman sen de münasip bir şekilde girmek için kendini hazırlarsın.’
Oysa Hıristiyanlık sırlarını, kabul etmiş ve yalan felsefesine kendini
kaptırmamış olan insan, ebedi kurtuluş antlaşmasını kendisi teslim alır.
Yeryüzündeki yaşamımızın gayesi de budur. Evet Hıristiyanlık yolu güç,
dikenli ve çeşitlidir. Bize düşen, yerimizden kalkıp yaklaşmaktır. Sonra Rab yardımımıza koşar. Çünkü O her zaman bizimledir.(Matta 28 : 20) Bu nedenle Kilise bize şöyle dua etmeyi öğretiyor: “Bildiğin hükümlerle, ben müstahak olmayan kulunu kurtar ya Rab” (3. saat duasından) Havarilerin hepsi aynı anda Mesih İsa’ya yaklaşmadılar. Bu gün okunan İncil bölümü bize Natanael’in yüreğine dolan şüphe korkusunu gösteriyor. Çünkü Filippos’a şöyle dedi: “Nasıra’dan iyi bir şey çıkabilir mi?” O zaman İsa onu daha önceden tanıdığını söyleyince, Natanael derhal seslendi: “Ey Muallim sen Allah’ın oğlusun, sen İsrail’in Kralısın.” İsa’da ona, bu sözlerini ödüllendirircesine: ‘Size doğusunu söyleyeyim, göğün açıldığını, Tanrı meleklerinin insanoğlu üzerinde yükselip indiklerini göreceksiniz” dedi. Gerçekten şu anda gökler bizim için açılmıştır. Çünkü cennet kapılarını açma gücü olan gelmiştir. O kapıları ardına kadar açmıştır. Yakup’un rüyasında gördüğü durum geçekleşti. Yakup rüyasında, gökleri ve yeri birbirine bağlayan merdiveni ve onun üzerinde inip çıkan melekleri görmüştü. Bakire Meryem vasıtasıyla İsa Mesih yeryüzüne inerek beden aldı. Kendisine iman edenleri gök yüzüne almak için insan suretine büründü. Bütün bu olanlarda Allah’ın melekleri ona hizmet ediyordu. Meleklerin reisi olan Cebrail Bakire Meryem’e Mesih’in gebeliğini müjdeledi. Aynı şekilde melek Beytlehem çobanlarına Mesih’in doğuşunu müjdeledi. O anda meleklerden bir gurup: “Ey yücelerde Rabbe izzet , yeryüzünde razı olduğu insanlara selamet” ilahisini terennüm ettiler. (Luka 2 : 14) Aynı zamanda bir melek kadınlara Mesih’in dirilişini müjdeledi. Ve melekler İsa’nın havarilerine: “İşte göğe yükseltilen Mesih, gördüğünüz gibi aynı şekilde geri gelecektir” (Elçilerin işleri 1:11) müjdesini verdi. Bütün bunlardan daha yüce ve daha mutlu olan Rabbin sözlerini söyleyeceğim sizlere: bu andan itibaren göğün açıldığını ve Allah’ın meleklerinin inip çıktığını göreceksiniz. Bu aynı zamanda biz günahkarlar ile de ilgilidir. Zira Rab İsa Mesih kendisi şöyle dedi: “Benim etimi yiyip, kanımdan içenin ebedi hayatı olacaktır, ben onu dünyanın sonunda dirilteceğim.(Yuhanna 6 : 45) Benim olduğum yerde siz de yanımda olacaksınız.(Yuhanna 14 : 3) Yani göklerin krallığında benimle olacaksınız ve Allah’ın melekleri, kurtuluşu miras almak
isteyenlere hizmet edecektir.(İbraniler 1 : 14) Bütün yollarımız da bizi koruyacaktır. (Mezmur 90 : 11) Duymadınız mı? Allah’ın melekleri bizlere hizmet mi edecek? Ey Rabbim merhametin önünde eğiliyorum. Ben günahkar kulun için yeryüzüne inişine secde ediyorum. İnsanlara olan sevgin için yaptıklarına yücelik olsun.

Hiç yorum yok: