17 Ocak 2010 Pazar

AZİZ BÜYÜK ANTONYUS’UN HATIRLANIŞI



AZİZ BÜYÜK ANTONYUS’UN HATIRLANIŞI
(17 Ocak)
Aziz Antonyus 250 yılında Mısır’da doğar. Ailesi hristiyan olup varlıklıydı. Babası aziz daha on sekiz yaşındayken vefat eder. Aziz Antonyus eğitim almadı fakat kutsal kitap okunduğunda dikatle dinliyor bunu hafızasında tutuyordu. Aziz Antonyus Mısır’a rahiplerin yanına gider. Bir gün Aziz Antonyus odasında otururken kendi içinde Tanrı ile konuşmaya başladı. Şöyle diyordu. “ Ben düşüncelerimden kurtulmak istiyorum fakat, bu düşünceler beni bir türlü bırakmıyor. Bana yol göster ya Rab!” O zaman uzun elbiseler giyen bir adamın önünde oturduğunu sonrada kalkıp dua ettiğini ve dua ederken onu çağırdığını görür. Bir melek olan bu adam daha sonra oradan kaybolur. Aziz bu olaydan sonra imanda güçlenmiş ve pekişmişti. Aziz Antonyus kendisine buyurulduğu gibi yapıp dua etti ve bütün kötü huylarından ve fikirlerinden kurtuldu. Kutsal kitap okunduğunda her sözü dikkatle ve önemle dinlenyen azizimiz kutsal kitabı hafızasında tutuyordu. Aziz Antonyus’un bu durumundan öfkelenen şeytan çoğu kez onu denedi. Onu yok etmek istediysede ona hiçbir şey yapamıyordu.

Bir defasında ona ailesinin sahip olduğu mal varlığını ve maddi zenginliğini hatırlatarak ona görünüp dedi. “Eğer paranın sahibi olsaydın bütün ailenin efendisi olurdun.” Bunu söyledikten sonra çirkin nefesi ile onu üfler ve ona bu dünyada iyilik yani kurtuluş yolunun zorluğunu gösterir. Başka bir defasında da şeytan güzel elbiseler giyen hoş bir kadın şeklinde azizin gecesine katılır. Bunun şeytan olduğunu anlayan aziz Antonyus dua ederek onu oradan kovar. Aziz Antonyus hayatını daha da zorlaştırıp İsa’nın çektiği acıları kısmen de olsa çekmek istiyordu. Bunu gören iblis bundan çok öfkelenir. Onunla savaşmaya ve tekrar günaha sokmaya karar verir. Duasında görünerek onu vurdu ve aziz yere düştü toplanan insanlar onu kiliseye götürdüler. Kilisede bu olaya herkes merakla bakıyordu. Gece yarısına kadar herkes uyumuştu aziz Antonyus kendine gelince sadece arkadaşının uyumadığını görürür. Ona “Geldiğim yere beni mezarlığa götür.” Diyerek ondan ricada bulunur. Çünkü kendisi mezarlıkta yaşıyordu. Onu mezarlığa götürdü ayakta kalamayan aziz yerde dua ederek şöyle der. “İşte ben Antonyus’um buradayım! Sizden ve yaralarınızdan da korkmuyorum, beni İsa Mesih’in sevgisinden hiç bir güç ayıramaz.” Bundan sonra şeytanı ve ordusunun vahşi hayvanlar biçiminde üstüne geldiğini ve her yerin sallandığını gördü. Aziz Antonyus o zaman gözlerini göğe dikerek gökten gelen bir ışığı gördü. “Tanrım nedne beni daha önce korumadın” diyerek haykırdı. Gökten gelen ses “Burdayım kulum senin dayanma gücünü ve imanını gözetliyordum” dedi. Bundan sonra aziz Antonyus bir kaleye giderek orada yirmi yıl yaşar. Bu süre boyunca sadece ekmek, su, tuz ve şeker yedi. Yaşadığı dağa giderek arkadaşlarını ve rahipleri ziyaret etti ve onlara “Bu benim size son yolculuğumdur artık bir daha beni görmeyeceksiniz.”dedi. Bir kaç ay sonra aziz Antonyus 105 yaşında ruhunu teslim eder. Onun dualarıyla ve şifalarıyla ya Rab İsa Mesih bize merhamet ve kurtuluş eyle. Amin.

Hiç yorum yok: