23 Mart 2011 Çarşamba

HRİSTİYANLIĞIN MANEVİ HAYATININ TECRÜBESİ.


Hristiyanlığın manevi hayatının tecrübesi.

O günlerde Rab İsa Mesih havarilik makamına ilk iki öğrencisi olan Andreas ve Petrus’u davet etmişti. Celile Beytsayda’dan ve aynı zamanda Andreas ve Petrus’un memleketinden olan Filippos’u bulmuş ve ona beni takip et demişti. Filippos,Rahibimizle ilk görüşmesinden hoşlanmıştı. Rab ile arasında oluşan bu sevinçli olayı kendi içinde tutamazdı. Natanail’e coşkuyla koşarak O’na şöyle dedi “ Musa ve peygamberlerin bahsettikleri kişiyi bulduk. O Nasıralı İsa ‘dır.” Fakat tereddüt eden Natanail Şöyle der;
“Kötü görünümlü bir köy olan Nasıra’dan iyi bir şey çıkması mümkün mü ? Filippos ona şöyle cevap verdi “Gel kendin gör ve ikna olacaksın.” Filippos İsa’nın Mesih olduğundan nasıl emindi ? Küçük bir görüşmeden nasıl ikna olmuştu.Kısa bir zamanda Filippos ne görmüştü? Oysa hayret edici bir mucize görmemişti. O zaman gördüğü şey neydi? Filippos İsa’nın ışıldayan yüzünden etkilendi. İsa’nın ışıldayan yüzü Filippos’un imanına yetmişti.
İsa’dan duyulan mucizevi sözler O’na kalbinde beklediği kişinin O olduğunu ıspatlamaya yeterliydi.İsa Mesih’e bakarken O’nun farklı olduğunu ve içinde büyük şeyler sakladığını anlamıştı. O’nun kutsallığını ve nimetini hissetmişti. O’nu dinlerken daha önce bu bilgelikte hiç kimseyle konuşmadığnı anlamıştı. İsa’nın sesi O’nun içini ısıtarak ruhunda Kutsal hisleri doğurmuştu. İçinde görülmemiş bir coşku, yaşanmamış bir sevgi ve kuvvetli bir iman yaratmıştı. Öyle ki İsa’nın sevgisinden dolayı kalbinde olan ateşi ve olayı hemen arkadaşına iletmek istedi. Kutsal Ortodoks kilisesinde bu olay daima böyle olur. Kilisemizin kutsal sırlarını ve İsa Mesih’in nimetlerini yaşamış olan imanlılar O’ndan başka kimseyi daha fazla sevemezler. Çünkü ruhumuz İsa’nın sevgi ateşinden yanarken ve O’nun sırsal iletişim tecrübesiyle coşarken bu coşkuyu içimizde tutamıyor ve bunu başkalarına iletmek istiyoruz.
Ortodoks Kilise’mizden tatmış olduğumuz ve hayatımıza taşmış İsa Mesih’in sevgisinden bahsedebiliriz.Öyle ki Ortodoks Kilisesi dışında kurtuluş yoktur. Tek kurtuluş Ortodoks Kilise’sinin manevi hayatıdır.
Natanail’in kendine doğru geldiğini gören Rabbimiz İsa şöyle dedi :
“İşte içinde kötülük olmayan gerçek bir İsrailli!!...Kuşkulanan Natanail: “Beni nereden tanıyorsun Rabbim” dedi. İsa şöyle cevap verdi Filippos seni çağırmadan önce incir ağacının altında gördüm” O zaman hayranlık içinde olan Natanail şöyle dedi “Rabbi !! sen gerçekten Allah’ın oğlusun ve İsrail’in beklediği kralsın.” İsa ona : “Seni incir ağacının altında gördüğümü söylediğim için mi bana iman ediyorsun.” Dedi. Sana doğrusunu söyleyeyim,bundan çok daha büyüklerini göreceksin. Sizi temin ederim ki vaftizimle beraber şimdiden göklerin açıldığını ve Tanrı’nın meleklerinin aşağıdan yukarıya çıkarak Tanrı’nın Oğluna ve O’nun kilisesinin hizmet ettiğini sizde göreceksiniz. İsa’nın bu son sözleri Ortodoks kilisesinin derin ve özlü anlamını açıklamaktadır.
Çünkü Ortodoksluğumuz nedir?
Sadece gerçek iman değil, fakat kutsallığın tek kuvvetli tecrübesi olup Tanrılaşma yolunda açık gökyüzüdür.Çünkü sadece Ortodoks Kilise’sinde her imanlı bu açık gökyüzü tecrübesine sahip olabilir. Bu gökyüzünü Rab İsa Mesih insan tabiatını almasıyla açtı. Dünya’ya gelişi,yaptıkları,elemi,dirilişi ve gökyüzüne yükselişiyle…..
İşte bu tanrılaşma yolunu her insan İsa Mesih’in tek gerçek Kilisesi olan yani Ortodoks Kilise’sinde yürüyebilir. İmanlılar sadece Ortodoksluk içinde İsa’nın nimetlerini kabul edip O’nun bedenini ve kanını alabilirler. Böylece Azizler ile ve meleklerle iletişime girerek Tanrı’nın ta kendisine yakınlaştırırlar.
Kardeşlerim. Ortodoks Kilise’sinin daimi imanlıları olarak bizde her gün açık gökleri yaşayalım, ve bu sırrı açıkça belirtelim.
Öyle ki; Göklere giden yol: nimet, tecrübe, Tanrıyla iletişim ve Tanrılaşma sadece Ortodokslukta mevcuttur. Benim size kalpten dileğim şudur ki; Bu Tanrılaşmaya inşallah özellikle bu paskalya yortusu süresince dualar ve yapacağınız ruhsal mücadele ile ulaşırsınız.
Rabbimiz Mesih İsa sizleri korusun ve kutsasın .AMİN……

Hiç yorum yok: